Aile içi kuralların, sadece anne-baba ya da sadece çocuğa göre
belirlenmesi kuralların kabul edilebilirliğini ve
uygulanabilirliğini azaltır. Bu durumda, kuraldan hoşnut olmayan
bireyler kendilerine haksızlık edildiğini ve önemsiz olduklarını
düşünürler. Bireylerin benlik kavramları zedelenir; kızgınlık, öfke,
değersiz olma, düşmanlık, saldırganlık, içe kapanma gibi sonuçlara
yol açabilir. Tüm ilişkilerde hoşgörü, saygı ve sevgi ön planda
olmalıdır.
Şu
unutulmamalıdır ki; kurallar tarafları mağdur etmek için değil,
düzenli ,mutlu ve seviyeli birliktelikler sağlamak için uygulanır.
Kuralların uygulanabilirliğini artırmak, olumsuz sonuçları
önleyebilmek kuralların aile içinde yaşayan tüm bireylerin bir araya
gelerek birlikte belirlemeleri ile mümkündür. Her bireyin ihtiyacı,
yaşadığı dönemin özellikleri, bireylerin farklılıkları dikkate
alınmalıdır.
Kuralların uygulanabilir olmaması:
Aile içindeki bireylerin gereksinimleri, günün değişen yaşam
koşulları dikkate alınmadan konan kurallar, kalıplaşmış ve
katılaşmış aile yapısının ortaya çıkmasına neden olur. Kalıplaşmış
roller ve katı aile yapısında yetişen bireyler, kalıplaşmış benlik
yapıları geliştireceklerinden yeni durumlara uyum sağlayabilme
becerisini göstermekte güçlük çekeceklerdir. Örneğin: Çocuğun okul
çıkışı ve yolda geçireceği süreler hesaplanıp saat kaçta evde olması
gerektiğinin belirlenmesi, İstanbul'da yaşayan ve 16-17 yaşında bir
genç ve ailesi için gerçekçi değildir. Çünkü İstanbul'un trafik
sorunu, bir gencin arkadaş çevresine verdiği önem hiç dikkate
alınmamıştır.
Kuralların yasaklara, sorumlulukların zorunluluklara dönüştüğü
zamanlarda kuralların uygulanma şansı azalır. Kurallar açık,
mantıklı ve eşitlik ilkesine uygun olduğunda anlam kazanır.
Kuralların ihlali durumunda karşılaşılacak sonuçların önceden
bilinmemesi:
Demokratik aile ortamında ortak görüş ve anlayış çerçevesinde
belirlenen kuralların, ihlal edilmesi durumunda karşılaşılacak
sonuçlar önceden belirlenir. Bu sonuçların (yaptırımların) adil
olmasına özen gösterilir. Bu özen gösterilmediği zaman kuralların
ihlal edildiği durumlarda kuralı ihlal edenle yaptırım uygulayacak
kişiler kararsızlık yaşarlar. Dolayısıyla ani tepkiler, adil olmayan
ceza ve yaptırımlar ortaya çıkar. Gündemde olmayan şok ve abartılı
cezalar bazen gündeme gelebilir.
Yine kuralların ihlali durumunda karşılaşılacak sonuçların önceden
bilinmemesi kuralların ihlal edilme sıklığını arttırabilir.
Kuralları ihlal eden kim olursa olsun (anne, baba, büyük çocuk,
küçük çocuk, erkek çocuk, kız çocuk) aynı yaptırımlarla karşı
karşıya kalmalıdır. Kısacası, yaşa ve cinsiyete göre ayrım
yapılmamalıdır.
Kuralların nedenlerinin bilinmemesi:
Ailedeki kuralların nedenlerinin bilinmemesi de kurallara olan
güveni, bağlılığı azaltacaktır. Her bir kural için yapılacak
mantıklı gerekçe ve açıklamalar kuralların benimsenmesini
kolaylaştıracaktır.
Çocuğunuzu kendi
döneminizin şartlarına göre değil, yaşadığı dönemin şartlarına göre
değerlendirmelisiniz.